Her fırsatta İran’ı nükleer programından dolayı eleştiren, bu ülkeye yaptırım için BM’ye baskı yapan ABD, nükleer denemelerin yasaklanmasını öngören antlaşmayı imzalamaktan kaçınıyor.
Kısa adı CTBT olan nükleer denemelerin yasaklanmasını öngören antlaşma 1996 yılında kabul edildi. Ancak antlaşmanın yürürlüğe girmesi için dokuz ülkenin daha imzalayarak onaylaması gerekiyor. Bunlardan biri de ABD.
Devamını Oku
Çin’in kuzeydoğusunda, Çin Seddi’nin devamı olduğu belirtilen yeni duvar kalıntılarının bulunmasıyla seddin bilinenden daha uzun olduğu bildirildi.
Şinhua ajansının Çin Haber Servisi’ne dayandırdığı habere göre, Çinli arkeologlar, Çin Seddi’nin, Çin (M.Ö 221-206) ve Han Hanedanlıkları (M.Ö 202-220) döneminden kaldığı düşünülen 11 yeni bölümüne ulaştı.
Çin’in kuzeydoğusunda bulunan Cilin eyaletinin Tonghua şehrinde keşfedilen yeni kalıntılar Çin Devlet Kültür Mirasları İdaresi tarafından koruma altına alındı.
Yüzyıllar boyunca çok sayıda imparator tarafından inşa edilen Çin Seddi, kuzey Çin boyunca 8851 kilometre uzanıyor. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanlığı (1368-1644) devrinden kalan 2500 kilometrelik duvar.
Çin Seddi 1987 yılında, “Çin’in Sembolü” olarak “Dünya Mirasları Listesi”ne alınmıştı.
Birleşmiş Milletler İklim Konferansı’nın yapıldığı Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da, 67 ülkeden 516 çevre örgütünün organize ettiği protesto gösterilerine, 100 binin üzerinde gösterici katıldı. Gösteri sonrası çıkan olaylarda Danimarka polisi binden fazla kişiyi gözaltına aldı. Araçlar ateşe verildi, binaların camları kırıldı.
Danimarka ile birlikte tüm kuzey ülkelerinde bugüne dek gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ve kalabalık gösteride polis, göstericileri sokak ortasında iple birbirine bağlayarak saatlerce bekletti.
Kopenhag’daki Christiansborg Alanı’nda başladı. Mavi yağmurluk giyip ellerinde yeşil renkte bayraklar ve üzerlerinde türlü dillerde “iklim adaleti” yazan pankartlar taşıyan göstericiler, daha sonra konferansın yapıldığı 7 kilometre uzaklıktaki Bella Center’a doğru yürüyüşe geçti.
ALTERNATİF İKLİM ZİRVESİ İSTİYORLAR
67 ülkeden 516 çevre örgütünün biraraya gelmesiyle oluşan “Dünya Dostları” adını taşıyan örgüt tarafından organize edilen gösteriye katılmak amacıyla bi haftadan bu yana Kopenhag’da toplanmaya başlayan göstericiler, iklim değişikliğine karşı önlem almayan ülke ve kuruluşları protesto ederek, alternatif bir iklim konferansı düzenlenmesini savunuyor.
Protestocular, yürüyüşe bebek arabalarıyla ve bisikletleriyle de katılırlarken, müzik ve türlü dans gösterilerinin de yapıldığı gösteri sırasında Danimarka polisinin havadan ve karadan güvenliği sağlamak için görev yaptı.
Dünya’yı geçen cuma küçük bir göktaşının yalnızca 14 bin kilometre mesafeden sıyırıp geçtiği ve astronomların bunu yalnızca 15 saat önce farkettikleri ortaya çıktı.
Astronomlar, “2009 VA” adı verilen 7 metre uzunluğundaki göktaşının (asteroid) geçen cuma günü TSİ 23.30 sularında yalnızca 2 Dünya yarıçapı mesafeden geçtiğini söylediler. Bunun Dünya’ya çarpmadan 3. en yakından geçen asteroid olduğu bildirildi.
Geçen cuma günü erken saatlerde göktaşını keşfeden ABD’deki Catalina Gökyüzü Gözlem Merkezi, durumu bildirdikten sonra Massachussetts eyaletindeki NASA’nın Jet Motorları Laboratuvarı’na bağlı Cambridge Yakın Dünya Gökcismi Program Ofisi derhal göktaşının “kimliğini” belirledi. Gökcismi için bir yörünge tarifi yapan astronomlar, göktaşının Dünya’ya çarpmayacağını hesapladılar. Astronomlar, “2009 VA” adı verilen göktaşının, Dünya’nın atmosferine girdiğinde tamamıyla yanarak gökyüzünde bir ateş topuna dönüşeceğini ve çarptığında büyük bir hasar oluşturmayacağını düşünüyorlar.
Milyonlarca internet kullanıcısının kendilerine özel sayfa açmasına imkan veren ilk hizmetlerden biri olan GeoCities kapanıyor.
İnternette arama motoru Yahoo’ya bağlı GeoCities, bir zamanlar en popüler üçüncü internet sitesiydi.
Ancak ücretsiz kullanıma açık olan bu site, son yıllarda internet kullanıcılarının Facebook ya da MySpace gibi sosyal paylaşım ağlarını tercih etmeye başlamalarıyla gözden düştü.
İnternet arşivleri
Yahoo, şirketi 1999 yılında “dotcom patlaması” diye de anılan internet sektörünün zirve yaptığı günlerde üç buçuk milyar ABD dolarından daha fazla harcayarak satın almıştı.
Yahoo’nun açıklamasına göre, siteye 26 Ekim’den itibaren erişilemeyecek.
Bununla beraber, bir çok sayfası arşivlenen siteye kar amacı gütmeyen Internet Archive – internet arşiv projesi üzerinden ulaşılabilecek.
İnternette kamuya açık sayfaları 1996′dan bu yana arşivleyen bu dev dijital kütüphane, tamamen ortadan kalkmadan GeoCities sayfalarını koruma amaçlı özel bir proje başlatmıştı.
Internet Archive, Yahoo, sistemi kapatmadan önce, GeoCities’in kullanıcılarından kendi sayfalarının arşivlenip arşivlenmediğini kontrol etmelerini istedi.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown, dünya liderlerine seslenerek, “gezegenimizi küresel ısınma çıkmazından kurtarmak için 50 gün kaldığını” söyledi.
Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da aralık ayında yapılacak BM iklim zirvesine 50 gün kala, Londra’da bugün 17 ülkenin temsilcisi bir araya geldi.
En fazla sera gazı emisyonuna neden olan ülkelerin liderlerinin katıldığı toplantıda konuşan Brown, yeni bir küresel anlaşmaya varılmadığı takdirde, dünyayı ve ülkesini yıkıcı sıcak hava dalgaları, seller ve kuraklık gibi felaketlerin beklediği uyarısında bulundu.
Brown ayrıca, Kopenhag’da Kyoto’nun yerini alacak yeni bir protokol ya da anlaşma üzerinde uzlaşılamazsa “B planlarının olmadığını” söyledi.
Britanya Başbakanı, 2080 yılına gelindiğinde 1,8 milyar insanın temiz su sıkıntısı içinde olacağını vurguladı.
Brown, 2003 yılında 35 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan sıcak hava dalgasını hatırlatarak, bunun tekrarlanabileceğine dikkati çekti.
Küresel ısınmanın sebebi olarak görülen sera etkisine yol açan gaz salımlarının ne kadar azaltılacağı dünya liderlerinin üzerinde anlaşamadığı konuların başında geliyor.
Aralık ayının başında Kopenhag’da yapılacak BM iklim zirvesinde, Kyoto sözleşmesinin yerini alacak uluslararası bir anlaşma metninin kabul edilmesi bekleniyor.
İnsanlık tarihinde bir devrim!
İngiliz bilim adamları, iki insanın beyinleriyle birbirlerine iletişime geçmesini sağlamayı başardı.
Southampton Üniversitesi tarafından yapılan deneyde, birbirlerinden kilometre uzakta olan iki insan, beyin dalgaları yardımıyla haberleşti.
Uzmanlar, henüz emekleme aşamasında olan bu sistemin, yıllar sonra insanların beyinleriyle konuşabilmesine, birbirlerine mesaj göndermesine veya birbirlerine gördükleri şeyleri aktarmasına olanak sağlayacağını açıkladı.
Araştırmayı yürüten Prof. Christopher James, “En azından iki insanın beyninin birbirleriyle iletişime girebileceğini anladık. Yaptığımız iş telepati değil. İnternetin yerini alacak bir gelişme” dedi.
Devrim niteliğindeki araştırmada, daha önceki araştırmalarda da kullanılan ve insanın beynindeki elektrik sinyallerini alan eletkrotlar ve bilgisayarlar kullanıldı. Birinci denekten sol ve sağ elini kaldırmayı düşünmesi istendi. Ancak fiziksel olarak kişi ellerini kaldırmıyordu.
Bilgisayar, denek sol elini düşündüğünde 0, sağ elini düşündüğünde de 1 numarasını ekranına yazmayı başardı.
Bundan sonra bu 0 veya 1 bilgileri internet üzerinden, kilometrelerce uzaklıktaki ikinci deneğin bilgisayarına gönderildi.
Bu insanın bilgisayarındaki bir ampulde 0 geldiğinde ışığı bir kez, 1 geldiğinde de iki kez yakmaya programlıydı.
Bu ampulleri izleyen ikinci deneğin beynine, birincisi gibi aynı aktivitilere oluştu. Prof. James, “Şu anda ikinci insanın beyninde, herhangi bir düşünce oluşmadı. Yani beyninde beliren 0 ve 1′lerin anlamını bilmiyordu. Biz bu araştırmada sadee iki insanın beynini ‘birleştirmeyi’ başardık” dedi. Uzmanların ikinci seviyede, ikinci insana bu bilgilerin anlamını da göndermeye çalışacak.
Çinli ve İngiliz araştırmacılar, 160 milyon yıl önce yaşamış olan yeni bir tür ”uçabilen sürüngen (reptile)” keşfettiklerini açıkladılar.
Fosili bulunan canlıya, evrim kuramının kurucusu Charles Darwin’den esinlenilerek ”Darwinopterus” adı verildi.
Uzmanlar, yeni türün evrim kuramının tartışmalı olan biçimlerinden ”modüler evrim” konusunda ilk açık kanıtı ortaya koyduğuna dikkat çekiyor.
Bulgunun ayrıntıları bilim dergisi Proceedings of the Royal Society B’de yayımlandı.
Çin’in kuzey doğusunda bulunan 20 yeni fosilin uçabilen sürüngen pterozorların (kanatlı sürüngen) ilkel ve daha gelişmiş olanlarıyla benzerlikler taşıdığı belirtildi.
Zaman zaman ”pterodaktil” olarak da adlandırılan pterozorların 65 milyon ila 220 milyon yıl önce yaşadıkları biliniyor.
Şimdiye kadar bu yaratıklardan iki grubun varlığı biliniyordu: Uzun kuyruklu pterozorlarla, daha gelişmiş olan kısa kuyruklular.
Bu iki türe ilişkin fosil kayıtlarında da arada büyük bir boşluk vardı.
Ancak 20′den fazla fosilin keşfinin evrim zincirinin kayıp halkası olarak nitelenen bu eksikliği tamamlayabileceği düşünülüyor.
Darwinopterus, şahin görünümlü uçan bir sürüngen; kafası ve boynu gelişmiş pterozorları andırırken, iskeletin diğer bölümü daha ilkel türleriyle benzeşiyor.
Araştırmacılar, bulunan fosilin ”modüler evrim” olarak niteledikleri süreç için bir kanıt oluşturabileceği görüşünde.
Bu süreçte, doğal seleksiyonun bir türün yalnızca bir değil, bütün özelliklerini değişime zorladığı varsayılıyor.
Darwinopterus’un uzun çenesi ve keskin dişlerinin bulunduğu gagasının diğer yaratıkları yakalayıp öldürmeye uygun olduğu da bilimadamlarının bulguları arasında.
Fosiller 160 milyon yaşında olduğu tahmin edilen kayaların içinde bulundu.
Bu da, Darwinopterus’u, daha önce en yaşlı kuş olarak bilinen Archaeopteryx’ten 10 milyon yıl daha yaşlı bir yaratık haline getiriyor.