Gidiş yönüne dik giderek park eden araba

admin tarafından 13 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

park eden aracFırat Üniversitesi (FÜ) Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Haşim Pıhtılı, “Gidiş Yönüne Dik Hareket Ederek Park Eden Araç” tasarımına Türk Patent Enstitüsü’nden patent aldı.

Normalde ideal bir park etme davranışının hem uzun zaman aldığını hem de bu süreç içerisinde harcanan yakıt miktarının fazla olduğunu ifade eden Pıhtılı, şu bilgileri verdi:

“Tasarlanan bu sistemde araç, park edileceği alana getirildikten sonra sürücü tarafından otomatik park sistemi butonuna basıldığı anda araçta ana tekerleğe ek olarak monte edilmiş doksan derece hareket edebilen küçük çaptaki yeni tekerlekler devreye girer. Bu sayede aracı yan olarak park edilecek yere taşır ve daha sonra otomatik park sistemi butonuna basıldığında araç tekrar yere indirilerek eski haline getirilir. Böylece araç çok kısa sürede park ettirilmiş olur. Bu sistemde, sadece aracın boyu kadar bir park alanı yeterli olmaktadır. Bu sistem sayesinde, park alanı problemi de yaklaşık olarak yüzde 25 oranında azalacaktır. Bu da sınırlı bir alana daha fazla aracın park etmesini mümkün kılmaktadır.”

Yrd. Doç. Haşim Pıhtılı, sistemde park sensörleri sayesinde park etme sırasında öndeki, arkadaki ve yandaki araca veya başka bir şeye çarpma meydana gelmeden hasarsız bir şekilde aracın park edilebileceğini belirterek, patenti alınan bu sistemle park etme esnasında problemlerin ortadan kalkmış olacağını kaydetti.

Pıhtılı, tasarım için 2007 yılında yapılan patent başvurusunun sonuçlandığını, tasarımın “Patent TR2007-05570BÜ” numarası ile onaylandığını belirtti.

+10 Aralık 2009 Perşembe, 19:14
CNN Türk

  • Share/Bookmark

Google’ın sizinle bir işi var

admin tarafından 12 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

_googleGoogle ister isteyin, ister istemeyin aldırmıyor. Herkesle tek tek ve “Özel olarak” ilgileniyor!

Dünya çapında en çok kullanılan arama motoru olan Google’ın en büyük gücü, gerçekleşen aramaların sonuçlarını rakiplerine göre daha doğru süzebiliyor olması. Ve arama motoru devi bu konuda bir adım daha öteye geçmeye karar verdi; artık tüm arama sonuçları kişiselleştirilecek ve kendi aramalarınızla ilgili sonuçları daha üst sıralarda görebileceksiniz.

Üstelik bu özelliği kullanmak için Google’ın kendi tarayıcısı Chrome’u kullanmanız da şart değil. Çünkü Google sizin daha çok ilginizi çekecek sonuçları, önceki aramalarınız ve arama sonuçlarına tıklamalarınıza göre belirliyor. Bu bilgileri ise tarayıcıda değil, sizin Google hesabınızda tutuyor. Dolayısıyla siz Google hesabına giriş yaptığınız andan itibaren Google tüm web geçmişinizi takip ederek, sizin daha çok ilginizi çekecek arama sonuçlarını gösterebiliyor.

Google hesabı kullanmıyorum diyorsanız yine de Google’ın kişiselleştirilmiş arama sonuçları sizin için çalışıyor demektir. Çünkü Google, hesabı olmayan kullanıcıların bilgisayarlarına bir de çerez (cookie) ile aynı kontrolü yapabiliyor.

Eğer Google’ın bu uygulamasından yararlanmak istemiyorsanız, şu adresten nasıl ayarları değiştirebileceğinizi öğrenebilirsiniz.


+11 Aralık 2009 Cuma, 20:58

CHIP Online

  • Share/Bookmark

İlk 10 arasında 5 Tük hacker var

admin tarafından 12 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

20091210120006_turkhacker

İşte Türk hackerlerin profili…

Anadolu Üniversitesi (AÜ) araştırma görevlisinin, Türkiye’deki 258 hacker arasında yaptığı araştırmada, bu kişilerin çoğunun 14-21 yaş arasında lise veya üniversite öğrencisi olduğu, zevk almak, bir amaca ya da ülküye hizmet için hack yaptığı, en fazla zararı terörist gruplar ile porno sitelerine verdikleri belirlendi.

AÜ İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Bölümü Araştırma Görevlisi Ufuk Eriş, AA muhabirine, doktora tezi için Türk hackerler üzerinde bir araştırma yaptığını ve çalışmasına 2004′te başladığını belirtti.

Beş yıl önce Türkiye’de hacker kavramının çok iyi bilinmediğini anlatan Eriş, ABD’de hacker kavramın 1960′larda kullanılmaya başlandığını ifade etti.

Eriş, 1960′larda Massachussets Teknoloji Enstitüsündeki bazı öğrencilerin, kurdukları kulüpte hackerlik yapmaya başladıklarının bilindiğini belirterek, şöyle konuştu:

”Hackerlara o dönemde yakınlık gösterildi. 1970′li yıllarda hacker gençler arasında bulunan Steve Wozinak ve Steve Jobs, Apple Computer şirketini kurdu. Kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasıyla üniversiteli hackerlık halka yayılmaya başladı. Hacker altkültürü, internet ve bilgisayar teknolojisinin gelişmesinde temel oluşturuyor. Hackerlar, toplumsal olayların yaygınlaşmasıyla birlikte sisteme karşı bir tavır içine girmeye başladı. Hükümetler hackerlara zamanla teknolojik geliştirici bakışını değiştirip, bir suçlu gözüyle bakmaya başladı.”

-”İLK 10 ARASINDA 5 TÜRK HACKER BULUNUYOR”-

Eriş, ”ABD askerlerinin Türk askerlerinin başına çuval geçirmesi, Hazreti Muhammed’in karikatürlerinin çizilmesi” gibi uluslararası krizlerden sonra Türk hackerların, bu siteleri kırdığının görüldüğünü belirterek, ”Dünyadaki hackerların sıralamasını yapan bir sitedeki ilk on arasında 5 Türk hacker bulunuyor. Türk hackerlar o siteyi de hackleyebiliyor” dedi.

Olimpiyat rekorları kıran ABD’li yüzücü Michael Phelps’in sitesini hackeleyen Türk hackerlar bulunduğunu anlatan Eriş, şöyle devam etti:

”Türkiye’de kırıcılık eyleminin nedeni olarak politik amaçlı protestonun birinci kategori olarak öne çıkması, beklenen bir durum. Bunun yanında, karşı taraf ile kişisel sorun, merak, öğrenmek, uyarı amaçlı açığı ispat nedenleri de önemli nedenler arasında görülmektedir.”

Eriş, hackerlara ulaşmanın çok zor olduğunu ve yaklaşık 3 yıl boyunca bu kişilere ulaşmaya çalıştığını ifade etti.

Toplam 258 hacker ve kendini hacker olarak tanımlayan kişiyle anket yaptığını anlatan Eriş, şöyle devam etti:

”Hackerlarla internet aracılığıyla anket yaptım. Bazılarını ikna etmek 6-7 ay sürdü. Forum sitelerine elektronik anket koydum. Türkiye’de kırıcıların yoğun biçimde erkeklerden oluştuğu, 14-21 yaş aralığında bulundukları ve çoğunun öğrenci olduğunu tespit ettim. Gelir düzeylerinin 0-1500 lira arasında orta, alt seviyede yer aldığını belirledim. Eğitim düzeyleri lise ve üniversite düzeyinde. Çoğu 2-3 yıldır hackerlıkla uğraşıyor. Hackerlık yapmalarının nedeninin zevk almak, bir amaca veya ülküye hizmet olduğunu belirledim. Türk hackerlar ile yabancı hackerlar arasındaki en önemli farkın, Türk hackerların daha zeki, meraklı ve çalışkan olduğu ve Türklerin milli ve dini değerlerle hareket etmeleri olarak algılandığını tespit ettim. Hackerların terörist grupların sitelerine ve porno sitelere en fazla zararı verdiğini belirledim.”

-ÇOĞU ÖĞRENCİ-

Ankette ”Kaç yaşındasınız?” sorusuna 256’sı erkek, 2’si kadın toplam 258 hackerın yüzde 32,6’sı ”16-18”, yüzde 26’sı ”19-21”, yüzde 17,1′i ”22-25”, yüzde 12’si ”14-16” cevabını verdi. Yaşla ilgili soruya verilen yanıtlara bakıldığında 16 -21 yaş arası katılımcıların toplam oranın yüzde 58,6’sını oluşturduğu tespit edildi.

”İşiniz nedir?” sorusuna ankete katılanların yüzde 79,8′i ”öğrenci”, yüzde 8,1′i ‘’serbest meslek”, yüzde 6,6’sı ”memur”, yüzde 2,7’si ”işçi”, yüzde 2,7’si de ”işsizim” cevabını verdi. Katılan hackerların meslek grupları ele alındığında büyük oranda öğrenci oldukları belirlendi.

Hackerların yüzde 29,1′i ”gelir düzeyiniz nedir?” sorusuna ”501-1000 lira”, yüzde 24,8′i ”0-500 lira”, yüzde 19,8′i ”1001-1500 lira”, yüzde 13,2’si ”1501-2000 lira” cevabını verdi. ”Eğitim durumunuz nedir?” sorusuna hackerların yüzde 48,1′i ”lise”, yüzde 40,7’si ”üniversite” diye yanıtladı.

Meslek sorusundaki öğrenci kategorisi yoğunluğunun da bir sonucu olarak katılımcıların lise ve üniversite eğitimli olduğu değerlendirmesi yapıldı.

-”ZEVK ALDIĞIM, HOŞUMA GİTTİĞİ İÇİN”-

”Ne kadar süredir hackle uğraşıyorsunuz?” sorusuna hackerların yüzde 25,6’sı ”2-3 yıl”, yüzde 22,5′i ”5 yıl ve üzeri”, yüzde 16,3′ü ”7 ay-1 yıl”, yüzde 14,7’si ”0-6 ay” yanıtını verdi.

Hackerların yüzde 51,2’si ”neden hackle uğraşıyorsunuz?” sorusunu ”zevk aldığım, hoşuma gittiği için”, yüzde 23,3′ü ”bir amaca ve ülkeye hizmet etmek için”, yüzde 6,2’si ”bilgi edinmek için” diye yanıtlarken, geriye kalanlar çeşitli gerekçeler sıraladı.

”Türk hackerlar ile yabanci hackerlar arasında fark var mı?” sorusuna ankete katılan hackerların yüzde 31,4′ü ”Var, Türkler daha zeki, meraklı ve çalışkan”, yüzde 24′ü ”Var, Türkler milli ve dini değerlerle hareket ediyorlar” diye karşılık verdi.

”Hack yaparken zarar verilmesinde meşru hedefler var mı?” sorusunun yanıtını, hackerların yüzde 29,8′i ”var, terörist siteleri”, yüzde 13,2’si ”herkes”, yüzde 13,2’si ”yoktur”, yüzde 12,4′ü ”porno siteler” şeklinde ifade etti.

Hackerların yüzde 65,1′i ”hackerlık suç mudur?” sorusunu ”evet”, yüzde 34,9′u ”hayır” diye yanıtladı. ”Hangi tür müzik dinliyorsunuz?” sorusunu ise ankete katılanların yüzde 37,6’sı ”her türlü”, yüzde 23,6’sı ”rap”, yüzde 14,3′ü ”rock”, yüzde 10,7′u da ”halk müziği” diye cevapladı.

  • Share/Bookmark

27 inç iMac’lerde yeni sorun!

admin tarafından 30 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

20091115171448Apple’ın geçtiğimiz ay görücüye çıkarttığı iddialı modellerinde sorunlarının arkası kesilmiyor!

Sizlere daha önce aktardığımız “Yeni 27 inçlik iMac’lerde korkunç bir sorun!” ve “Snow Leopard’a acele rötuş” haberlerinin üzerine yeni bir gelişme yaşandı.

Apple’ın destek forumlarını dolduran yeni sorun, 27 inçlik iMac’lerin ekranlarında titreme, görüntüde kopmalar ve hatta ekranın tamamen kararması şeklinde kendisini gösteriyor.

Yüzlerce şikayet mesajının içinde, Apple destek forumunda yer alan bir şikayet şu şekilde: “Ekranda titreme ve bozulma bazen ekranın rastgele bir kısmında gerçekleşiyor. Sadece 2-3 inç kalınlığında bir yatay çubuk şeklinde kendisini gösterebiliyor. Ekran bir saniye tamamen kararıyor ve sonra geliyor. Bu iki üç defa üst üste gerçekleşebiliyor. Bu mesajı yazana kadar 13 kere ekran hatası oldu ve 2 kere tamamen karardı.”

Forumda yer alan bu sorun kullanıcıların iMac siparişlerini iptal etmesine bile yol açıyor. Apple kullanıcıları kalite bekliyor ve bu tür bir hatayı kabul edilemez buluyor. Bazı iMac’lerin kargodan geldiğinde bozuk çıktığı ve Apple tarafından değiştirildiği de aktarılan haberler arasında yer alıyor. Ancak Apple Store’a uzakta bulunanlar 70 dolara varan kargo ücretleri ödemek zorunda kalabiliyor.

  • Share/Bookmark

Facebook hazin sona yaklaşıyor

admin tarafından 26 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

facebookFacebook hazin sona yaklasiyormu? Acaba sonu Myspace gibi olabilirmi?

Son gunlerde yaptigi degisikliklerle kullanicilari kizdirmayi basaran facebook cirpiniyor. Ilk zamanlarda myspace gibi etki yaratan hatta su anda dunya da 300 milyon kullaniciya kadar ulasan facebook trendini kaybetmek uzere ve yenilikler ariyor.

Sosyal ağlarda klasikleşen durum facebook unda başına gelicek belli bir süre sonra oda eskiyip yerini yeni sosyal ağlara bırakacak bundan şüphe yok facebook yönetimide bunun farkında ve yeni dünya devi olmayı planlayan twitter a 500 milyon dolar teklif verdi ancak twitter bu teklifi reddetti.

Bakalım facebook kullanıcıları korumayı daha ne kadar başarabilecek hazin sonu ne zaman olacak bekleyip göreceğiz.

www.yazyaz.net

  • Share/Bookmark

Zaman makinesi gercekmi oldu

admin tarafından 20 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Zaman makinesi gercekmi oldu

Zamanda yolculuk, telepati, sınırsız enerji ve ölümsüzlük rüyalarınızı süslemez mi? “Hiçbir şey imkansız değildir” sözünü her zaman duymuşuzdur.

Beyin cerrahisi, havacılık ve insanları uzaya gönderme alanındaki çalışmalar hakkındaki küçültücü atasözleri bugün birer rutin haline geldi. Peki şimdi zamanda yolculuğa hazır mısınız?

BBC Focus dergisinde yer alan haberde, insanoğlunun becerisi ve azminin müthiş bir birlik oluşturduğu ve hatta, imkansız görünenleri bile başarma alışkanlığı kazandığı belirtiliyor.

Yapay zeka, görünmezlik, telepati ve hatta zamanda yolculuk gibi şaşırtıcı bilimsel olasılıkların bir sonraki aşamasını gerçekleştirmeye çalışan bilim adamlarına göre, makinelerle iletişim, ölümsüzlük, Star-Trek tarzında ışınlanma ve bomboş olan uzaydan enerji çıkarmak gibi keşifler bir gün gerçek olacak.

Tek problem nakit sıkıntısı olduğunu söyleyen bilim adamları, “Hükümetler peşin para verdiğinde, sonuçların kendiliğinden geleceğini biliyoruz” diyorlar. Amerika yaklaşık 8 yıl içinde ay üzerine inen roket fırlatmayı deneyecek. Ancak 25.4 milyar dolar ödeme yaparsa bunu gerçekleştirebilir. Bu nedenle belirli bir niyet, motivasyon ve para gerekiyor.

Bilimin yıllar sonra imkansız olanı gerçekleştireceği konular neler?

Ronald Mallett, babası 33 yaşında kalp krizinden öldüğünde 10 yaşındaydı ve babasının ölümüyle yıkılmıştı. Bir yıl sonra, HG Wells tarafından yazılan “The Time Machine (Zaman Makinesi)” isimli kitabı okudu ve zaman makinesi yapmaya karar verdi. Böylece geriye gidebilecek ve babasının erken ölümünü önleyebilecekti.

Bu 50 yıl önceydi. Mallett şu anda Connecticut Üniversitesi’nde fizik profesörü olarak çalışıyor. Fakat onun geçmişe yolculuk tutkusu eskisi gibi devam ediyor. Önceleri ne yapacağımı insanlara anlatmadığını, çünkü bunun kariyerini etkilemesini istemediğini belirten Mallett, “Bunu gizlemek için kara delikler üzerinde çalıştım. Fakat diğer yandan her zaman zaman hakkında daha fazla şey anlamaya, öğrenmeye çalıştım, zaman makinesini nasıl yapabileceğimi düşündüm” dedi.

Yıllar boyunca Mallett mükemmelleşti ve makinesi için geçerli bir tasarımın olduğuna inanıyor. Büyük bir fincanda kahvenin dalgalanması gibi kapalı döngü etrafında mekanı ve zamanı sürüklemek için ışığın dağılan ışınlarını kullanarak bu konu üzerinde çalıştı. Bu kapalı bir döngüde zamanın çevrilebileceği düşüncesiydi, bunun bazısı geçmişe hızla dönüş olmalıydı.

Mallett, şu anda aynı üniversitedeki deneysel fizik uzmanı Profesör Chandra Roychoudhuri ile tasarımını test etme üzerine çalışıyor. Dağılan ışık halkaları oluşturmak için lazerlerin özenle yapılmış fiziksel yapılarını kullanmayı planlıyorlar. Lazerlerin zamanın gerisine atomdan küçük parçacıklar göndermek için yeterli derecede güçlü olabileceğini umut eden bilim adamları, iyi belirlenmiş sürede doğal olarak bozulan partikülleri kullanarak etkiyi ölçmeyi amaçlıyorlar. Örneğin, pionların (pi mezonunun kısaltılmış hali) yaşam süresi saniyenin 26 milyarda biri kadardır. Eğer bunlar geçmişe yolculuk için yapılsaydı, saptanan bozulma süreleri daha da kısalmalıydı. Araştırmacılar, Mallett’ın tamamlanmasının yaklaşık 10 yılı alacağını tahmin ettiği bu iş için fon arıyorlar.

Atomdan küçük parçacıklar sadece bir konu, peki insanlar geçmişe nasıl gönderilecek? Mallett, bunun uluslar arası işbirliği gerektirdiğini belirterek, “Eğer bize sınırsız nakit desteği sağlanırsa, bu makineyi bu yüzyıl içinde faaliyete geçirebiliriz” dedi.

Mallett’in hikayesi geçtiğimiz günlerde yönetmen Spike Lee tarafından sinemaya uyarlama çalışmaları başladı.

  • Share/Bookmark

Facebook yeniden gizli !

admin tarafından 20 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Facebook yine değiştirdi!

Facebook yine değiştirdi!

Hangi bilgileri, kim, ne kadar detaylı görecek? İşte Facebook’un yenilediği gizlilik sözleşmesi…

Facebook kullanıcılarının sözünü dinledi ve onların tavsiyeleri doğrultusunda gizlilik sözleşmesini yeniledi. Yenilenen sözleşme hem daha fazla gizlilik sunuyor, hem de herkesin anlayabileceği şekilde ifade edilmiş durumda.

Kullanıcıların kendi bilgilerini ne oranda diğer kişilerle paylaşacağının yanı sıra, yeni sözleşmenin başka önemli noktaları da var. Facebook, kullanıcıların görüşlerini dinlediği kadar reklam verenlerinkini de dinlemiş gibi görünüyor, çünkü yeni sözleşme reklam verenler için de bazı yenilikler içeriyor. Her şeyden önce Facebook kullanıcılara, hiçbir bilgilerini reklam verenler ile paylaşmayacağını açıkça söylüyor ama reklam verenlere istedikleri demografik koşullara uygun kişilere reklam gösterme özelliğini de sunuyor.

Artık uygulama geliştiricilerin, uygulamalarını kullanan kişilerin bilgilerine erişmelerini de kısıtlayan yeni uygulamanın tam halini şu adresten okuyabilirsiniz. Ne yazık ki şu an için gizlilik sözleşmesi sadece İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca olarak yayınlanmış durumda.

+20 Kasım 2009 Cuma, 09:34
CHIP Online

  • Share/Bookmark

Oyun pazarının devleri Türkiye’de bir araya geliyor

admin tarafından 17 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Oyun pazarının devleri Türkiye'de buluşuyorOnline Oyun Pazarı’nda dünyada ve Avrupa’da lider konumda bulunan şirketler ‘Bilişim’09 kapsamında buluşacak.

ODTÜ Teknokent Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi, Online Oyun Pazarı’nda dünyada ve Avrupa’da lider konumda bulunan şirketleri, Bilişim’09 kapsamında bir araya getirecek.

Oyun geliştirme ve animasyon teknolojileri alanındaki girişimci faaliyetlerin teşvik edilmesi ve mevcut fikirlerin ticarileşmesini hedefleyen ”ODTÜ Teknokent Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi (METUTECH-ATOM)”, Rixos Grand Ankara Hotel’de yapılacak Bilişim’09 kapsamında 19 Kasım Perşembe günü oturumlar ve birebir toplantılar yapacak.

Bu kapsamda, Online Oyun Pazarı’nda, dünyada ve Avrupa’da lider konumda bulunan şirketler bir araya gelecek.

Ayrıca, ”Online Oyun Ödeme ve Türkiye Pazarının Tercihleri” ile ilgili GfK Türkiye’nin (Pazar araştırmaları konusunda faaliyet gösteren araştırma kuruluşu) araştırma sonuçları ilk defa kamuoyu ile basın önünde paylaşılacak.

Katılımcılar Türkiye Bilişim Derneği’nin düzenlediği Bilişim09′un devam ettiği 3 gün boyunca stantta METUTECH-ATOM ortaklarının sunduğu yeni ürün ve fırsatlar hakkında bilgi alabilecek.

Ayrıca, genç geliştiricilerin merkezde geliştirdikleri oyun ve animasyon görsellerini izleme ve girişimcilerle birebir görüşme imkanı sunulacak.

Toplantı ve oturumlara katılacak Türkiye ve dünyanın önde gelen online oyun şirketleri ve ilgili kurumlar şunlar:

”Adotomi, Gamigo, Noktacom, TTNET, Astrum Online, Gate2Shop, Onoq Games, Tucoola, Bigpoint, Geosys, Pixofun-GDY Pixel, Turkcell, CPMStar, GGC, RTL Interactive, Üyelikal, Digitouch, gPotato-Gala Net, Schulte Lawyers, Xuqa, Dreamlegion-Ceiprime, ICO Partners, Seti Yapım-Free2Play, YD Yazılım, Ebit, Intel, Simsoft, Yoğurt Teknolojileri, Game Cafe Services, Joygame, Sponsorpay, True Games, Gameforge, K2 Network, Superonline, Gamester, Koch Media, Telekom İletişim Başkanlığı, Gamesultan, Mikro Ödeme, Travian Games.”

  • Share/Bookmark
Hosting, Linux Hosting